Netsparker’da çalışmaya başlayalı neredeyse 2 sene olmak üzere ve hem işimle ilgili hem de çalışma şeklimle ilgili etrafımdan bir çok soru aldım. Tüm bu soruları toplu olarak cevaplamak için bu yazıyı yazmaya karar verdim. Konuyu tüm açılardan ele almaya çalışacağım için ilginizi çekmeyen yerler olabilir başlıklara bakarak karar verebilirsiniz.

Netsparker Neler Yapıyor/Yapmıyor?

Netsparker adını duymuş olmasına rağmen ne yaptığı konusunda fikri olmayan birçok kişiyle sohbet ettim. Bu yüzden bu konuya da değinmek istiyorum. Netsparker bir web uygulaması güvenlik tarayıcısı (web application security scanner) yani sizin uygulamanızı otomatik olarak güvenlik testinden geçiriyor ve size bulduğu sonuçları rapor olarak sunuyor. Netsparker Desktop ve Netsparker Cloud olmak üzere 2 ürünle hizmet veriyor. Temelde bu uygulamalar aynı işi yapıyor fakat platformlarının getirdikleri avantajlardan dolayı ufak farklılıklara sahipler, seçim yaparken kullanım amacı ve ortamı göz önüne alınıyor. Ücretsiz olarak deneme sürümlerini indirip nasıl çalıştığına kendiniz de bakabilirsiniz. Şu anlık bu 2 ürün var ve bunların satışı dışında ekstra bir şey yok. Elbette ürünün bir çok yeteneği ve özelliği var fakat yazımızın konusu bu değil.

Netsparker hakkında soru soranların büyük çoğunluğu bizim firmalara sızma testi (penetration test) hizmeti verdiğimizi düşünüyor. Netsparker’ın şu an öyle bir hizmeti yok.

Evden Çalışmak

Netsparker Londra merkezli bir şirket ve Türkiye’de de ofisi var fakat herkes evden çalışıyor. Evden çalışmaktan kastım her gün belirli bir yere gidip çalışma zorunluluğu olmaması yoksa açık ofislere gidenler, Starbucks tarzı mekanlarda çalışanlar vs. tabii ki var. Evden çalışmanın hem şirkete hem de çalışana belirli avantajları oluyor. Şirkete olan faydalarına girmeyeceğim çünkü ben çalışan tarafındayım o yönde eksik/yanlış bilgi vermek istemem.

Evden çalışmanın avantajlarına gelirsek:

  1. İşe gidebilmek için mesai saatinden saatler önce uyanmanız gerekmiyor. SSD kullanıyorsanız mesaiye çok hızlı başlayabilirsiniz :)
  2. Şirkette sevmediğiniz birisi varsa her gün onun o lanet suratını görmek zorunda kalmıyorsunuz. Çok şükür Netsparker’da sevmediğim birisi yok (hepsi benim bebeklerim gibi) fakat önceki iş tecrübelerim için aynı şeyi söyleyemem
  3. Belirli bir diyet programınız varsa, spor yapıyorsanız veya sağlıklı beslenmeye dikkat ediyorsanız, yemeklerinizi ofise taşımak zorundasınız. Bunu sürekli yapmak zor fakat evde ne yiyeceğinize kendiniz kolayca karar verebiliyorsunuz.

Bu tarz maddeler çoğaltılabilir elbette, ben aklıma gelen 3 tanesini yazdım. Mesela evden çalışıyorsunuz diye saçı sakalı iyice salabilirsiniz ama siz gene de Ömer kadar salmayın :D

Ömer Çıtak

Şaka bir yana üniversiteye başladığımdan beri saçımı uzatmak istiyordum fakat bir türlü o ne uzun ne kısa arasındaki evreden çıkamamıştım. Hani şu saça şekil verilmeyecek kadar uzun ama toplanmayacak kadar kısa olan evre var ya ,yaşayanlar bilir, o lanet evreyi insan içinde çalışırken atlatmayı bir türlü becerememiştim. Evden çalışmaya başladıktan sonra tekrar uzatmaya karar verdim ve o evreyi evde atlatarak sonunda uzun güzel saçlarıma kavuştum :)

Tabii evden çalışmak öyle süper bir şey de değil, zor olan yönleri de var:

  1. Yatağa iki adım uzaktayken koltukta oturup iş yapmak bazen zorlayıcı olabiliyor. Sizi dakika başı izleyen bir üstünüz olmadığı için gün içerisinde kendi kendinizi disipline etmek zorundasınız. Eğer iş vakitlerinde düzgün çalışmazsanız işiniz akşama veya hafta sonuna kalır bu da sosyal hayatınızı sıkıntıya sokabilir.
  2. Ofiste yapılan makaranın yerini hiçbir şey tutmuyor. Şahsen ben makara yapmayı çok severim ve bir espiri yapıyorsam insanlar nasıl tepki veriyor görmek isterim ama internetten en fazla “:D ahahah” tepkisini görüyorsun ve karşındaki bunu yazarken somurtuyor olabilir.
  3. Kimse çalıştığınıza inanmıyor. Aileniz, komşular, akrabalar kimse ne yaptığınızı tam olarak anlamıyor. Aileniz başta olayı anlamış gibi geliyor fakat toplantı sırasında kaldır oğlum ayağını masanın altını süpürücem dediğinde bazı şeylerin oturmadığını anlıyorsunuz.

Evden çalıştığımı söylediğimde en çok duyduğum şey “evden çalıştığını patronun nasıl anlıyor?” bir ara o kadar çok duydum ki en son aşağıdaki tweeti attım (fav atıp takip etmeyi unutmayın vallahi kırılırım):

Mesai Kavramı

Bu durum her şirkette değişebilir fakat biz normal hafta içi mesai saatlerinde çalışıyoruz. Hafta sonları çalışmıyoruz. Resmi tatiller bize de tatil oluyor bu konuda diğer şirketlerden ayrılan bir noktamız yok. Meşhur “evden çalıştığınızı nasıl anlıyorlar?” sorusuna gelirsek çok basit bir cevabı var work tracking sistemleri kullanılıyor.

Neredeyse 2 yıl olacak ve ben hiç mesaiye kalmaya zorunlu bırakıldığımı hatırlamıyorum. Eğer gün içinde veya hafta içerisinde eksik çalışmam olduysa onu telafi etmek için kendi isteğimle çalışmışımdır.

Maaş ve Yan Haklar

Maaş konusu bir çok kişinin merak ettiği fakat sormaya çekindiği bir konu diye düşünüyorum. Bazıları evden çalıştığımız için daha düşük maaş aldığımızı sanıyor. Hatta misafirlik ortamında ne yaptığımı söyledikten sonra “oh iyi iyi en azından masrafların çıkıyordur” diyenler de oluyor :))

Şirketteki diğer çalışanların maaşlarını bilmediğim için genelleme yapamam fakat ben kendi maaşımdan memnunum ve Türkiye ortalamasının üstünde olduğunu düşünüyorum. Eğer Netsparker’da çalışmayı düşünüyorsanız bu konuyu çok fazla takmayın hak ettiğinizi alacağınızdan eminim.

Yan haklara gelirsek bunlardan açıkça bahsedebilirim. Bilgisayarınızı, monitörünüzü vs. şirket alıyor dememe gerek yok diye düşünüyorum. Eğer konferanslara, eğitimlere gitmek isterseniz şirketle konuşup karşılamasını isteyebiliyorsunuz. Yine almak istediğiniz bir kitap olursa şirket bunu size alabiliyor. Mesela şirket benim İngilizce kursumu karşılamıştı.

Ferruh Mavituna’nın (Netsparker’ın kurucusu) yazdığı Hayalet Çalışan adlı yazıyı okursanız şirketin bu konudaki tutumunu daha iyi anlayabilirsiniz.

İşe Nasıl Girdim?

İlk “hack” merakım ilkokul yıllarında başlamıştı daha sonrasında lise döneminde para kazanmak için web siteleri yapmaya başlayınca daha çok yazılıma doğru kaydım. Lise yıllarında sanırım Ferruh Mavituna’nın blog’u ile tanışmıştım ve yazdığı yazılar gerçekten beni etkilemişti. İleride çalışmak istediğim şirket kesinlikle bu demiştim ve şansımı denemek açısından başvuru da yapmıştım :D

Bu maili yazdığım tarih 05.05.2012 lise yılları ve az bir şeyler bilmenin getirdiği gereksiz bir özgüven var :) Bu maile cevap gelmemişti.

Daha sonrasında üniversite ve iş hayatı başlamıştı benim için ve 1 sene sonrasında İstanbul’a taşınmıştım. Yaklaşık 2 sene kadar İstanbul’da kaldım fakat benim için tam bir fiyaskoydu. Sakarya’ya dönmeye ve 1 sene boyunca inzivaya çekilmeye karar vermiştim. Bu bir sene boyunca hem dil kursuna gitmeyi hem de evde yeni çıkan teknolojilerle pratik yapmayı biraz daha tasarım desenleri konusuna vs. çalışmayı düşünüyordum. (iyi bir yazılımcı olmadığımın farkındaydım eksiklerimi tamamlamak istiyordum) Derken Netsparker QA için ilan açmıştı ve aranan şartlar bana uyuyordu (hiçbir şey istemiyorlardı)

İş başvurumu yaptıktan bir süre sonra patronla mülakatımız oldu ve 1 hafta sonrasında kabul edildiğimi öğrendim. Evet yaptığım iş tamamen değişti fakat hem kafam hem şartlar daha rahat ve kendimi geliştirmek için çok daha fazla imkanım var. Bazen akıntıya karşı yüzmektense akıntıyı arkaya alman daha iyi bir seçenek olabilir.