Beni tanıyan arkadaşlar bilir son 1 senedir 1-2 aya Ukraynaya gideceğim deyip duruyordum. Bir türlü gidememin sebebi tek başıma gitmek istememem ve en yakın arkadaşım Semih’i ancak ikna edebilmem oldu. Ukrayna maalesef bayi toplantıları ile ünlü olan bir yer olduğu için her duyan pis pis gülüyordu. Ben de en iyisi kamuoyunu aydınlatmak için seyahatim sonrasında bir blog yazısı yazayım dedim =)

Bu yazı biraz uzun oldu o yüzden başlıklara ayırdım direk merak ettiğiniz konulardan ilerleyebilirsiniz. Benim gibi uzun yazı okuyamayan kişiler için özet geçiyorum: -Kiev büyük ve güzel bir şehir. Maksimum 3 günde gezersiniz bizim gibi 15 gün kalmanıza gerek yok. -Gece hayatı güzel ve ucuz denemenizi öneririm. -Evet kızları gerçekten güzel -Alkol ve sigara konusunda gerçekten ucuz geri kalan konularda bizimle çok fark yok. -İngilizce konuşan birine denk gelmeniz çok zor. Hadi geldiniz şivesini anlamanız zor. Biraz CS:GO falan oynayıp alıştırma yapın şiveye alışırsınız.

Ukrayna Seyahati Nereden Çıktı?

Çalışırken dünyayı dolaşmak son yıllarda epey popüler hale geldi. İlk blog adresimi okuduysanız Netsparker’da evden çalıştığımı biliyorsunuzdur. Bilmiyorsanız da artık öğrendiniz. (şş aramızda :*) Haliyle bu akımdan bizim şirketteki abilerimizde etkilendi ve bu şekilde çalışmasına devam eden birçok kişi oldu. Çevremdeki insanlar evden çalışmayı bu şekilde avantaja çevirip kendilerine yeni tecrübeler katınca haliyle ben de heveslendim. Hayatımda hiç yurtdışına çıkmamıştım ve youtubeda yurtdışında yaşayan insanların vloglarını izlerken acaba ben bu ülkede yaşasam nasıl olurdu diye sürekli düşünüyordum. Yeni kültürler, yaşam tarzları bunları deneyimlemek istiyordum.

Neden Ukrayna Başka Ülke Mi Kalmadı?

Açıkçası kalmamıştı. 1 dolar 4, 1 euro 5 tl yapıyor başka nereye gidebilirdim ki? İlk başlarda yurtdışına dil okuluyla çıkmak istiyordum. Evden çalıştığım için dil okuluna gidebilirim bir yandan diye düşünmüştüm. İngiltere, İrlanda, Kanada, Malta vb. birçok ülke için araştırma yaptım fakat hepsinin sonu hüsran oldu. Maddi açıdan beni çok zorluyordu ve farklı bir ülkede hem yaşayıp hem iş performansımı düşürmeden devam edebilir miyim emin olamadım.

Basit bir başlangıç yapmaya karar verdim. Sadece 15 günlüğüne gidip yabancı bir yerde kalmayı denemek istedim. Ukraynayı seçmemin sebeplerini sıralarsam şöyle:

  1. 1 TL bugünün kuruyla 6.3933 UAH (Grivna) yapıyor. Avrupaya 15 günlüğüne gitsem 1 öğün eksik yiyeyim param hemen bitmesin diye ikindi vaktinde uyumam gerekirdi.
  2. Vize, pasaport istemiyor. Yeni kimlik kartıyla selam verip girebiliyorsunuz. Ben üşengeçliğime üniversite vizelerine girmeyen adamım evrak işleriyle uğraşmak hiç istemedim.
  3. Ukraynaya giden arkadaşlarımın güzel yorum yapmaları (hayır abi bayi toplantısına gitmediler aralarında kızlar da var.)

Kiev Kararı ve Ülkeye Giriş

Hangi şehire gideceğimiz konusunda hiç emin değildik. Kimisi Lviv diyor kimisi Kiev o yüzden gönlümüzden geçene yani Kiev’e gittik. Aklımızda Lviv kalmadı desek yalan olur ama başka sefere artık =)

Hayatımda ilk kez uçağa bu yolculuk için bindim fakat öyle tutma vs. olmadı. Küçükken uçağa binenler saatlerce anlatırlardı o yüzden büyük bir beklenti kalmış içimde sanırım. Uçağa ilk bindiğimizde anlayamamıştım fakat inip kontrole geldiğimizde anladım. Uçağın büyük bir çoğunluğu bayi toplantısı için gelmişti.. Bildiğin hasatı satan gelmiş gibi bir görüntü vardı. Biz genç olduğumuz için amcalar gelip bizle muhabbet kurmaya çalışıyorlardı çünkü onların gözünde biz Ukraynada öğrenci olabilirdik ve onlara yol yordam gösterebilirdik. Bazıları girişte verilen formu dolduracak kadar Türkçeye bile sahip değildi. Bu garip atmosferde sıra bize gelince sıkıntı yaşamadan ülkeye giriş yapabildik.

Çok pahalıya geliyor diye hatlarımızı yurtdışına açtırmamıştık. İndiğimizde vodafone standında bir Ukraynalı amcamız bize hat satmaya çalıştı. Fiyatı sorduğumuzda bize two kantır grivna dedi (kantır ne la Türklerin İngilizcesine laf atanı öperim.) Aslında 30 liraya geliyordu fakat hem havalimanında her şey pahalı olur şehirde ucuzunu buluruz diye hemde para birimine henüz alışamadığımızdan almadık.

Ülkenin parası monopoli parası gibi olduğu için her şey ilk duyduğumuzda çok pahalı gibi geliyordu. Alışmamız zaman aldı.

Hatta bununla ilgili şöyle bir video çektim:

Saat 03:30 civarıydı o yüzden havalimanı internetini kullanarak uber çağırdık. Yalnız düşünmediğimiz şey adamın adresi bulamayacak olmasıydı. Gittiğimizde adam bizi doğru yere getirmişti fakat hiçbir yerde hostel ile ilgili tabela yoktu. Haliyle başladık adres etrafında dolaşmaya fakat bir türlü bulamıyorduk. Hatta en sonunda arabayla ara sokaklarda dolaşmak zor olduğuna karar verip adam yürüyerek aramaya karar verdi. Yaklaşık 30 dakika boyunca hosteli aradık ve adamla kesinlikle anlaşamıyorduk çünkü 1 kelime bile İngilizce bilmiyordu. İnternetimiz olmadığı adama herhangi bir şey gösteremiyorduk ve adam telefonunu arabada bırakmıştı. (telefonunu isteyip çeviri açabilirdik belki diye düşündük ama olmadı)

Uzun uğraşlar sonucu kalacak yerimizi bulduk ve abimiz bize ilk uber deneyimimizde 1 puan verip uğurladı.

Nerelerde Kaldık

Ukraynada İngilizce bilme oranının düşük olduğunu biliyorduk bu yüzden ev kiralamak yerine hostellerde 2 kişilik oda kiralamaya karar verdik. İkiside hemen hemen aynı paraya geliyor. Eğer yatakhanelerde kalırsanız o zaman hosteller daha ucuza geliyor. Hostelde kalmamızın amacı orada bizim gibi yabancı turistlerin olacağını düşünmemizdi. Belki onlarla arkadaşlık kurup şehri beraber keşfedebilirdik ve bedavadan ingilizce pratiği olurdu.

Resmen hayaller hayatlar durumu yaşadık. 1 hafta Pallet Hostelde 1 hafta ise Hotel Bee Station diye bir yerde kaldık. Pallet Hostelde neredeyse tamamen Ukraynalı kişilerin kaldığı bir yerdi. İngilizce anlaşabildiğimiz bir İtalyan ablamız Julia (sanırım daha farklı yazılıyordu adı ama okunuş bunun gibi) ve adını unuttuğum Ukraynalı grafiker ablamız vardı. Onlarla da gitmeye yakın muhabbetimiz oldu ve saatlerimiz çok uymadığı için şehri birlikte gezemedik onun yerine yemek yemeye falan çıktık.

İkinci hafta gittiğimiz Hotel Bee Station ise bildiğiniz beylikdüzü gibi bir yerdeydi nehrin öbür tarafında daha çok yerlilerin kaldığı bir yerdeydi. Çok güzel dizayn edilmiş ve bir aylık bir yerdi. Fakat burada da inanılmaz bir Türk yoğunluğu vardı. Bir akşam yemeğinde 5 Türk birlikteydik :) Fakat Türk arkadaşlarla güzel muhabbetlerimiz oldu. Mesela arkadaşlardan birisi dünyayı geziyordu onlarca ülke görmüştü ve gittiği ülkelerde yarı zamanlı işler yaparak geçiniyordu. Bir başkası ise erasmus sonrası Danimarkada staj yapmış ülkeye dönmeden önce buraya da bir uğrayayım demişti. Haliyle epey bir muhabbet ettik ve onlardan da epey hayat tecrübesi duymak güzel oldu.

Neler Yedik

Açıkçası sürekli hazır noodle yedik çünkü Kiev yemeklerini beğenmedik. Chicken Kiev & Varenyky denedik güzeldi fakat öyle olsa da yesem denilen şeyler değil. Zaten çoğu yemeklerinde domuz var o yüzden bir şeyler denemekten biraz çekindik. Ben farklı bir şey denemek için adını hatırlayamadığım bir yemek söyledim ve ortaya bildiğimiz kuymak (mıhlama) geldi. Yine adını unuttuğum ünlü bir çorba ismi vardı onu ben değil Semih yemişti ve hoş şeyler söylemediği için denemek istemedim. Çok fazla Türk yemekleri yapan yerler var fakat oralar ekstra pahalı olabiliyor. (Türk Türkü gurbette ….) Ayrıca Türk yemeklerini gerçekten buradaki gibi yapan yer var mı merak ediyorum boşa para harcamayın onun yerine bildiğiniz tadlar olan mcdonalds, kfc vb. yerlerden yemenizi tavsiye ederim.

Nereleri Gezdik

İlk günlerde çok fazla yürüdük. Hatta peş peşe 20 bin adım, 25 bin adım attığımız günler oldu. Yol üstünde gördüğümüz kilisedir, alışveriş merkezidir uğradık ekstra bir plan yapmadık. Bir hafta sonunda merkezde yürümek mahallemde yürümekten farksızdı. Kiev gerçekten büyük ve güzel bir şehir. Biz gittiğimizde havalar yeni ısınmıştı bahar havası vardı ve her yer yeşillenmeye başlamıştı. Çok güzel parkları, yürüyüş alanları ve bisiklet yolları var. Açıkçası yazın çok daha güzel olacağını düşünüyorum tekrar günübirlik ziyaret edilebilir.

Ulaşım

İlk başlarda çok fazla uber kullandık fakat sonrasında fark ettik ki metro kullanımı da zor değil ve çok ucuz o yüzden tramway metro kombosunu bol bol yaptık. (Tramway 4 grivna, metro 5 grivna ücreti var.) Uber kullanırsanızda aslında çok pahalı değil ama uzun kalırsanız çok kullandığınız için önemli bir masraf oluyor.

Eğlence Mekanları

Cuma ve Cumartesi günleri night clubları keşfetmeye çıktım.

-İndigo (az turist, güzel dj, elit tabaka) -Radio Hall (dansçı ablalar, güzel mekan) -Caribbean Club (güzel canlı müzik, pahalı mekan)

Bu mekanlara gittim. Genel olarak gece hayatı kievde ucuz o yüzden gidip eğlenmenize bakın. Fakat özellikle erkeklerin dikkat etmesi gereken bir şey var. Arkadaşlar şimdi şunda bir anlaşalım Ukraynalı ablalar Türk hastası değiller. Hatta gittiğinizde bir aynaya bir o güzel kızlara bakın ülkelerinde erkek mi kalmadı da sizi beklesin. Hani clubte gelip size kur yapan ablalar var ya onların hepsi komisyoncu mekan ile anlaşmalı çalışanlar o yüzden havalara girmeyin ve paranızı kaptırmayın.

Hatta gördüğüm kadarıyla düzen şu şekilde işliyor. Her gece kulübünün fix 20-30 tane anlaşmalı kadın çalışanı var bu ablalar güzelce giyiniyor. Kimisi biraz daha cesur giyiniyor kimisi o akşam içmeye gelmiş iyi aile kızı şekliyle giyiniyor. Özetle ilk mekana gittiğinizde diyorsunuz ki mekanın yarısından fazlası kadın ben nereye geldim. Daha sonrasında bu ablalar özellikle arap turistlerin yanlarına giderek kendilerine içki, gül (evet gül mekanda gül satan bir abla var enayi görünce iteliyor.) ısmarlattırıyorlar. Daha sonrasında 2-3 dans edip bye bye deyip gidiyorlar. Bunları ben yaşamadım yanımdaki arap abimiz yaşarken gülerek izledim :)

Ukraynalı Kızlar

Çok güzeller. Fazla söze gerek yok. Semih kardeşimizin bu konu hakkında yapmış olduğu yoruma şöyle buyrun:

Ukraynalı kadınları genelleyecek olursam:

-Boy ortalamaları yüksek. Benim boyum 181cm fakat kendimi hiç uzun hissetmedim. -Sarı saç mavi göz default geliyor. -Çok bakımlılar

Onun dışında bir şey daha fark ettim. Hostelde tanıştığım İtalyan abla Kievden önce İstanbula gelmiş ve yorumu şöyle oldu “Sokakta neden çok az kadın var? Genelde hep erkek gördüm.” ilk başta bana saçma gelmişti yani İstanbulda da kadın görmüyorsan gel Sakaryaya intihar edersin diyecektim. Sonra fark ettim ki Kievde çoğu kadın çalışıyor. O yüzden hep kadın görüyorsun. Mesela tramway şöförleri kadın, tramwayda bilet kesen kişi kadın akşam 12de açık çiçekci varsa başında bekleyen gene kadın. Tabii erkeklerde çalışıyor fakat günlük hayatta çoğu iş kolunda kadınları görüyorsunuz.

Bunun dışında genelleme yapmayı doğru bulmuyorum. Evet Kiev hayat kadınları ile anılıyor ve akşamları başkentin en işlek caddesinde polisin gözünün önünde pazarlık yapan “Türkleri” görebiliyorsunuz. Bazıları zannediyorki tüm Ukraynalı kadınlar hayat kadını, çok fazla gördüm yolda kadınları durdurup sarkıntılık yapmaya çalışan kişileri hatta dayının bir tanesi kadını kolundan tutup illa gel kahve içelim deyip duruyordu. Ukraynalı kadınlar genelde sıcak kanlı konuşmaya çalıştığınızda terslemiyor ve bizim millette az samimi konuşan birisi görünce beni seviyor sandığı için bu durum ters tepiyor. Yapmayın lütfen.

Yazımı okuyan erkek okurlar (temsili):

Özer Aydoğan Karikatürü

Yazı çok uzun oldu o yüzden burada bırakıyorum. Her günümü tek tek yazsam olmaz kırpsam dergiye yazı mı geçiyoruz neden kırpayım. Birgün denk gelirsek çay içerken oradaki ilginç anılarımı anlatırım.